Seyahat İpuçları

Antalya’da Gezilecek En Güzel Yerler

01 Eylül 2026
içerikler [göster]

Antalya’da Gezilecek En Güzel Yerler: Plajlar, Şelaleler, Antik Kentler ve Tatil Rotaları

Antalya’yı yalnızca deniz tatiliyle anlatmak pek mümkün değil. Şehir merkezinde Kaleiçi’nin taş sokaklarında yürürken birkaç saat sonra Roma döneminden kalma bir antik kentte olabilir, günü Akdeniz’e dökülen bir şelalenin karşısında tamamlayabilirsiniz. Biraz daha batıya ilerlediğinizde Kemer, Çıralı, Olympos, Kaş ve Patara; doğuya doğru gittiğinizde ise Side, Manavgat ve Alanya bambaşka bir Antalya ortaya çıkarıyor.

Bu çeşitlilik güzel olduğu kadar planlamayı da zorlaştırabiliyor. Çünkü Antalya oldukça geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Kaleiçi, Konyaaltı ve Düden’i aynı kısa programda görmek kolayken Kaş, Patara veya Alanya’yı Antalya merkez gezisinin arasına sıkıştırmaya çalışmak günün önemli bölümünü yolda geçirmek anlamına gelebilir.

Bu yüzden Antalya tatilinde önce ne görmek istediğinize karar vermek daha doğru: şehir ve tarih mi, plajlar mı, antik kentler mi, doğa mı? Aşağıdaki rehberde Antalya merkezden Kaş’a, Kemer’den Side’ye kadar öne çıkan yerleri bu mantıkla bir araya getirdik.

Türkiye’nin farklı şehirlerinden Antalya’ya gelecekler, tatil süresine göre uygun uçak bileti seçeneklerini karşılaştırabilir. Özellikle birkaç günlük seyahatlerde sabah erken varan ve dönüş gününü verimli kullanmayı sağlayan uçuş saatleri önemli avantaj sağlayabiliyor.

Antalya’da Gezilecek Yerler Nereler?

Antalya’da ilk kez tatil yapıyorsanız listenin uzun olması gözünüzü korkutmasın. Şehrin öne çıkan noktalarını bölgelere ayırmak planlamayı oldukça kolaylaştırıyor.

  • Antalya merkez: Kaleiçi, Hadrian Kapısı, Yat Limanı, Karaalioğlu Parkı, Yivli Minare
  • Şelaleler: Aşağı Düden, Yukarı Düden, Kurşunlu ve Manavgat Şelalesi
  • Antik kentler: Perge, Aspendos, Termessos, Phaselis, Olympos, Side, Patara
  • Plajlar: Konyaaltı, Lara, Çıralı, Adrasan, Kaputaş, Patara, Kleopatra
  • Sahil rotaları: Kemer, Çıralı, Kaş, Kalkan, Side, Alanya
  • Doğa rotaları: Köprülü Kanyon, Saklıkent çevresi, Beydağları ve Likya Yolu

Antalya Merkezde Gezilecek Yerler

Antalya’ya kısa süreli geliyorsanız ilk günü şehir merkezine ayırmak iyi bir başlangıç. Kaleiçi ve çevresi birbirine yürüme mesafesindeki çok sayıda noktayı aynı programda görme imkanı sunuyor.

Sabah Hadrian Kapısı’ndan Kaleiçi’ne girip tarihi sokaklarda yürüyebilir, Yivli Minare çevresine geçebilir ve aşağıya doğru inerek Yat Limanı’na ulaşabilirsiniz. Akşamüstü ise Karaalioğlu Parkı ve falezler, günü şehirden fazla uzaklaşmadan tamamlamak için güzel bir rota oluşturuyor.

Kaleiçi: Antalya Gezisine Başlamak İçin En Doğru Yer

Antalya’nın tarihi merkezi Kaleiçi, farklı dönemlerden izleri aynı sokaklarda görebileceğiniz bir bölge. Restore edilmiş konaklar, dar sokaklar, küçük meydanlar ve sur kalıntıları arasında yürürken şehrin tatil merkezi kimliğinden çok daha eski bir yüzü ortaya çıkıyor.

Kaleiçi’ni yalnızca hızlıca dolaşıp çıkmak yerine ara sokaklarına zaman ayırmak daha keyifli. Sabah saatleri daha sakin olurken akşamüstü ve akşam saatlerinde bölgenin restoranları ve yürüyüş güzergahları hareketleniyor.

Hadrian Kapısı Neden Görülmeli?

Üç Kapılar olarak da bilinen Hadrian Kapısı, Kaleiçi’nin en tanınan tarihi yapılarından biri. Roma İmparatoru Hadrianus’un Antalya’yı ziyaretiyle ilişkilendirilen yapı bugün eski kent merkezinin en etkileyici girişlerinden biri olarak ayakta.

Konumu sayesinde ayrıca özel bir rota hazırlamanıza gerek yok. Kaleiçi gezisinin başlangıç noktasına kolayca eklenebilir.

Yat Limanı ve Karaalioğlu Parkı

Kaleiçi’nin yokuşlarından aşağı indiğinizde tarihi Yat Limanı’na ulaşılıyor. Buradan kıyıyı ve Antalya falezlerini farklı açıdan görmek mümkün. Hava uygunsa kısa tekne gezileri de tercih edilebiliyor.

Şehrin merkezinde deniz manzarası için bir diğer güçlü nokta Karaalioğlu Parkı. Özellikle günün sonuna doğru falezler, Beydağları ve Akdeniz manzarası oldukça etkileyici.

Antalya Müzesi Açık mı?

Antalya Müzesi normalde bölgenin arkeolojik geçmişini görmek için şehrin en önemli duraklarından biri. Özellikle Perge’den çıkarılan Roma dönemi heykelleriyle tanınıyor.

Ancak 2026 itibarıyla Antalya Müzesi yeni müze yapımı ve eser taşıma çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı. Bu nedenle eski gezi rehberlerinde müze Antalya merkez programının içinde görünse de seyahatinizi şu an için müze ziyareti üzerine kurmamak gerekiyor.

Merkezde alternatif olarak Kaleiçi’ndeki Antalya Etnografya Müzesi değerlendirilebilir.

Antalya’nın En Güzel Şelaleleri Hangileri?

Antalya yaz sıcaklarıyla tanınıyor ama şehrin çevresindeki şelaleler tatilin bambaşka bir tarafını gösteriyor. Düden ve Kurşunlu Antalya merkeze yakınken Manavgat Şelalesi doğu yönünde ayrı bir gezi rotasına daha uygun.

Aşağı Düden Şelalesi: Suyun Akdeniz’e Düştüğü Yer

Aşağı Düden’i Antalya’daki diğer şelalelerden ayıran görüntü oldukça etkileyici: Düden Çayı falezlerin üzerinden doğrudan Akdeniz’e dökülüyor. Lara yönündeki şelaleyi karadan izlemek mümkün olduğu gibi Kaleiçi’nden düzenlenen bazı tekne gezilerinde denizden de görülebiliyor.

Antalya merkezde kalıp fazla uzaklaşmadan doğa görmek isteyenlerin programa ekleyebileceği en kolay noktalardan biri.

Antalya’da Gezilecek En Güzel Yerler

Yukarı Düden Şelalesi

Yukarı Düden daha yeşil ve park havasında bir ortam sunuyor. Ağaçların arasında yürüyüş yapabileceğiniz alanlar ve şelalenin çevresindeki doğal oluşumlar, sıcak günlerde merkezden kısa süreli uzaklaşmak için iyi bir alternatif.

Aşağı ve Yukarı Düden’i aynı şey sanmamak gerekiyor. İkisi farklı noktalarda bulunuyor ve sundukları manzara da birbirinden oldukça farklı.

Kurşunlu Şelalesi

Kurşunlu, Antalya’nın daha sakin doğa rotalarından biri. Şelale ve birbirine bağlanan küçük göletler yoğun bitki örtüsünün içerisinde bulunuyor. Buraya geldiğinizde yalnızca şelaleye bakıp dönmek yerine yürüyüş yollarına da biraz zaman ayırmak iyi olur.

Perge ile aynı yönde olduğu için araçla yapılan bir günlük programda iki noktayı birlikte düşünmek mümkün.

Manavgat Şelalesi

Manavgat Şelalesi çok yüksek bir şelale olmamasına rağmen geniş yatağı ve güçlü su akışıyla tanınıyor. Antalya merkezden ayrı bir rota gerektirdiği için Side ve Manavgat çevresini gezeceğiniz güne eklemek daha mantıklı.

Side Antik Kenti ile Manavgat Şelalesi aynı gün içerisinde rahat biçimde birleştirilebilecek iki farklı deneyim sunuyor.

Antalya’daki En Güzel Antik Kentler Hangileri?

Antalya’nın asıl güçlü taraflarından biri, deniz tatilinin ortasında çok iyi korunmuş antik kentlere ulaşabilmek. Üstelik kentlerin hepsi birbirine benzemiyor. Perge geniş Roma şehir planıyla, Aspendos tiyatrosuyla, Termessos dağlık konumuyla, Phaselis ise antik kalıntılarla denizi aynı yerde buluşturmasıyla öne çıkıyor.

Perge Antik Kenti

Antalya merkeze yakın önemli arkeolojik alanlardan biri Perge. Geniş sütunlu caddesi, agora, hamamlar, anıtsal çeşmeler, stadyum ve tiyatro kalıntıları sayesinde antik bir şehrin nasıl planlandığını daha rahat görebiliyorsunuz.

Perge, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde de yer alıyor. Alan geniş olduğu için yazın öğle sıcağı yerine sabah saatlerinde gezmek daha rahat olabilir.

Aspendos Antik Tiyatrosu

Aspendos’u görmeden Antalya’nın antik kent rotasını tamamlamak zor. Roma döneminden kalan tiyatro, Akdeniz dünyasının en iyi korunmuş antik tiyatrolarından biri kabul ediliyor.

Aspendos denildiğinde çoğu ziyaretçi yalnızca tiyatroyu görüyor; ancak tepedeki antik kent kalıntıları ve etkileyici su yolları da zaman ayırmaya değer. Side yönüne yapılacak gezide Aspendos’u aynı güne eklemek mümkün.

Termessos: Dağların İçindeki Antik Kent

Termessos diğer Antalya antik kentlerinden farklı bir deneyim sunuyor. Kalıntılar deniz kıyısında veya düz bir ovada değil, Güllük Dağı’nın ormanlık ve yüksek kesimlerinde bulunuyor.

Burada antik kent gezisi aynı zamanda yürüyüş anlamına geliyor. Rahat ayakkabı, su ve mevsime uygun hazırlık önemli. Tiyatronun dağlara açılan manzarası ise Termessos’u Antalya’nın en unutulmaz tarihi rotalarından biri haline getiriyor.

Phaselis: Antik Kentten Denize

Kemer yönünde ilerliyorsanız Phaselis mutlaka değerlendirilmesi gereken yerlerden biri. Çam ormanlarının içerisindeki antik kent üç tarihi limana sahip ve arkeolojik kalıntılar neredeyse denizin kıyısına kadar ulaşıyor.

Phaselis’i diğer pek çok ören yerinden ayıran da bu. Sabah antik kenti gezip günün devamında aynı bölgede denize girmek mümkün. Özellikle kültür ve deniz tatilini ayrı günlere bölmek istemeyenler için Antalya’nın en güzel kombinasyonlarından biri.

Olympos Antik Kenti ve Çıralı

Olympos, yoğun ağaçların arasına yayılmış kalıntıları ve sahile açılan konumuyla oldukça farklı bir atmosfere sahip. Antik kentte yürürken ormanın içinden ilerleyip sonunda Akdeniz kıyısına çıkıyorsunuz.

Yanındaki Çıralı ise daha sakin bir sahil atmosferi sunuyor. Birkaç günlük Kemer-Adrasan-Çıralı rotasında Olympos’a yarım gün ayırmak yerine bölgeyi yavaşça keşfetmek daha keyifli.

Side Antik Kenti

Side’de tarih günlük hayatın tam ortasında. Antik kalıntılar, çarşı ve sahil aynı bölgede iç içe bulunuyor. Akşamüstü Apollon Tapınağı çevresine geldiğinizde deniz manzarası antik kent atmosferine ekleniyor.

Side, Manavgat Şelalesi ve Aspendos ile aynı doğu Antalya programında değerlendirilebilir; ancak üç noktayı da aceleyle gezmek yerine günün büyük bölümünü Side’ye bırakmak daha rahat olur.

Antalya’nın En Güzel Plajları Hangileri?

Antalya’nın sahil şeridi yalnızca şehir merkezinden ibaret değil. Merkezde Konyaaltı ve Lara öne çıkarken batıya gidildikçe Çıralı, Adrasan, Kaputaş ve Patara; doğuda ise Side ve Alanya çevresindeki uzun kumsallar karşınıza çıkıyor.

Konyaaltı Plajı

Şehir merkezinden uzaklaşmadan denize girmek isteyenler için Konyaaltı en pratik seçeneklerden biri. Arkada yükselen Beydağları ve uzun sahil şeridi, plajı Antalya’nın en tanınan görüntülerinden biri haline getiriyor.

Konyaaltı’nın çevresinde yeme-içme ve şehir içi ulaşım seçeneklerinin fazla olması da özellikle araçsız seyahat edenler için avantaj.

Lara Plajı

Antalya’nın doğu tarafındaki Lara, uzun kumlu sahiliyle Konyaaltı’ndan farklı bir plaj deneyimi sunuyor. Şehir merkezinde konaklayıp bir günü denize ayırmak isteyenler için ulaşımı görece kolay.

Lara yönüne giderken Aşağı Düden’i programa eklemek de rota açısından oldukça mantıklı.

Kaputaş Plajı

Antalya’nın en çok fotoğraflanan plajlarından Kaputaş, Kaş ile Kalkan arasındaki kıyı yolunda bulunuyor. Kanyon ağzındaki küçük plaja karayolundan merdivenlerle iniliyor ve özellikle turkuaz rengiyle tanınıyor.

Kaputaş’ı Antalya merkezden günübirlik görmek mümkün olsa da uzun kara yolu nedeniyle Kaş veya Kalkan tatilinin bir parçası yapmak çok daha rahat.

Patara Plajı ve Antik Kenti

Patara, deniz ve tarihin aynı gün içerisinde en iyi birleştiği Antalya rotalarından biri. Antik kent gezildikten sonra hemen yakınındaki geniş kumsala geçilebiliyor.

Yaklaşık 12 kilometre uzunluğundaki Patara sahili aynı zamanda caretta carettaların yumurtlama alanlarından biri. Kum tepeleri özellikle gün batımında bölgenin en dikkat çekici manzaralarından birini oluşturuyor.

Çıralı ve Adrasan

Daha küçük yerleşimlerde deniz tatili yapmak isteyenler için Çıralı ve Adrasan güçlü seçenekler. Çıralı, Olympos ve Yanartaş’a yakınlığı sayesinde tarihi ve doğal gezilerle kolayca birleşiyor.

Adrasan ise koyu ve çevresinden yapılan tekne gezileriyle öne çıkıyor. İki bölgeyi aynı gün içerisinde hızlıca görmek yerine birkaç günlük sakin bir sahil programı hazırlamak daha doğru.

Antalya’da Kaş’ta Nereler Gezilir?

Kaş, Antalya’nın merkezden oldukça uzakta kalan fakat başlı başına tatil yapılabilecek ilçelerinden biri. Küçük merkezi, limanı, koyları ve çevresindeki antik alanlarla birkaç gün rahatlıkla doldurulabiliyor.

Kaş merkezde tarihi sokaklar ve Antiphellos Tiyatrosu gezilebilir. Çevrede Kaputaş, Patara ve Kalkan; deniz tarafından ise Kekova rotaları öne çıkıyor.

Kaş’a gidecekseniz Antalya merkezde konaklayıp her gün gidip gelmek yerine bölgedeki uygun otel rezervasyonu seçeneklerini değerlendirmek çok daha rahat bir tatil sağlar.

Kemer’de Gezilecek Yerler

Kemer, Antalya merkezden batıya doğru yapılan tatillerde ulaşımı görece kolay sahil bölgelerinden biri. Merkez plajlarının yanı sıra Phaselis, Çıralı ve Olympos yönündeki rotaların başlangıç noktası olarak da kullanılabilir.

Tekirova, Göynük ve Beldibi gibi çevre bölgeler farklı konaklama ve sahil seçenekleri sunuyor. Bu nedenle Kemer’i yalnızca şehir merkezindeki marina ve plajlardan ibaret düşünmemek gerek.

Alanya’da Gezilecek Yerler

Antalya’nın doğusunda bulunan Alanya da merkezden günübirlik gidilip dönülecek bir duraktan çok ayrı bir tatil bölgesi olarak düşünülmeli. Alanya Kalesi, tarihi liman çevresi, Kızılkule ve Kleopatra Plajı ilçenin en bilinen noktaları.

Antalya şehir merkezi ile Alanya arasındaki mesafe nedeniyle iki bölgeyi aynı kısa tatilde birleştirmek yerine seyahatin ana konaklama merkezini önceden belirlemek zaman kazandırır.

Antalya’da Doğa İçin Nereye Gidilir?

Deniz ve antik kentlerin dışında daha hareketli bir gün geçirmek isteyenler için Antalya’nın dağlık iç kesimleri oldukça zengin. Köprülü Kanyon rafting ve doğa aktiviteleriyle, Termessos dağ yürüyüşü ve tarih birleşimiyle, Likya Yolu ise uzun mesafeli yürüyüş rotalarıyla öne çıkıyor.

Antalya aynı zamanda Likya Yolu, St. Paul Rotası ve Pisidia Mirası Rotası gibi uzun yürüyüş güzergahlarına ev sahipliği yapıyor. Bu rotalar günübirlik şehir gezisinden ziyade önceden hazırlık gerektiren doğa seyahatleri olarak düşünülmeli.

Antalya’da Gezilecek En Güzel Yerler

Antalya’da Çocuklarla Gezilecek Yerler

Ailece Antalya tatili planlarken her günü antik kent ve uzun yürüyüşlerle doldurmak gerekmiyor. Konyaaltı veya Lara’da deniz günü, Kaleiçi’nde daha kısa bir şehir gezisi ve Düden Şelalesi gibi kolay ulaşılabilen bir doğa durağı çocuklarla daha dengeli bir program oluşturabilir.

Perge gibi geniş ören yerlerini yazın gezecekseniz sabah saatlerini tercih etmek ve yanınızda yeterli su bulundurmak özellikle önemli. Çok küçük çocuklarla Termessos gibi daha fazla yürüyüş gerektiren noktaları ise ayrıca değerlendirmek gerekir.

Antalya’da Arabasız Gezilecek Yerler

Antalya merkezde araç olmadan gezmek oldukça mümkün. Kaleiçi, Hadrian Kapısı, Yat Limanı, Karaalioğlu Parkı ve şehir merkezindeki sahil bölgeleri toplu taşımayla veya yürüyerek birbirine bağlanabiliyor.

Konyaaltı, Lara ve Düden çevresinde de toplu taşıma seçenekleri bulunuyor. Ancak Termessos, Phaselis, Olympos, Kaş, Patara veya Side gibi merkez dışındaki rotalarda ulaşımı ayrıca planlamak gerekiyor.

Şehir dışındaki birkaç noktayı tek programda görmek isteyenler uygun tur ve turlar arasından Antalya çıkışlı kültür, doğa veya çevre gezi programlarını değerlendirebilir.

Antalya’ya Otobüsle Gidilir mi?

Antalya, Türkiye’nin birçok şehrinden doğrudan otobüs bağlantısı bulunan önemli turizm merkezlerinden biri. Özellikle yakın ve orta mesafeli şehirlerden gelirken otobüs, havalimanı süreciyle uğraşmadan şehir merkezine ulaşmak açısından pratik olabilir.

Kara yolunu tercih edenler uygun otobüs bileti seçeneklerini karşılaştırırken varış saatini de dikkate almalı. Sabah Antalya’ya ulaşan bir sefer, kısa tatillerde ilk günü daha verimli kullanmayı sağlar.

Antalya’da 2 Günde Nereler Gezilir?

İki günlük Antalya seyahatinde bütün ili görmeye çalışmak yerine şehir merkezi ve yakın çevreye odaklanmak daha mantıklı.

İlk gün Kaleiçi, Hadrian Kapısı, Yat Limanı, Karaalioğlu Parkı ve Konyaaltı çevresi gezilebilir. Günün sonuna doğru Aşağı Düden’e geçilebilir.

İkinci gün ise tarih ağırlıklı bir rota için Perge ve Aspendos; doğa ağırlıklı bir program için Kurşunlu Şelalesi; deniz ağırlıklı bir gün için Kemer ve Phaselis tercih edilebilir.

Kaş veya Alanya’yı iki günlük merkez programına eklemek yerine bunları ayrı seyahatler olarak değerlendirmek daha doğru olur.

Antalya’da 3-4 Günlük Tatil Nasıl Planlanır?

Üç veya dört gününüz varsa şehir merkeziyle birlikte tek bir yön seçebilirsiniz. Örneğin ilk günü Antalya merkez, ikinci günü Perge-Aspendos, üçüncü günü Kemer-Phaselis şeklinde planlamak dengeli olur.

Dördüncü gün deniz için Konyaaltı veya Lara’da daha sakin geçirilebilir. Batı Antalya’yı daha fazla görmek isteyenler ise merkezde çok fazla zaman geçirmek yerine doğrudan Kemer, Çıralı veya Kaş merkezli bir program hazırlayabilir.

Antalya’da Ücretsiz Gezilecek Yerler

Tatilin her günü ücretli müze veya ören yerine gitmek zorunda değilsiniz. Kaleiçi sokakları, Hadrian Kapısı çevresi, Karaalioğlu Parkı, Konyaaltı sahili ve bazı şehir parkları herhangi bir kapsamlı giriş bütçesi gerektirmeden gezilebilecek yerler arasında.

Plajlarda ise işletme, şezlong ve hizmet kullanımına göre ücretler değişebildiği için seçilen bölümün koşullarını önceden kontrol etmek iyi olur.

Antalya’ya Hangi Mevsimde Gidilir?

Deniz tatili için yaz ayları doğal olarak en yoğun dönem. Ancak temmuz ve ağustosta hem sıcaklık hem de ziyaretçi yoğunluğu oldukça artabiliyor.

Antik kentler, yürüyüş ve şehir gezisi öncelikliyse nisan-mayıs ile ekim-kasım dönemleri daha rahat olabilir. İlkbaharda doğa canlanırken sonbaharda deniz sezonunun bazı bölgelerde hâlâ devam etmesi, Antalya’yı klasik yaz sezonunun dışına taşıyor.

Kışın ise Antalya merkez, Kaleiçi ve antik kentler daha sakin bir gezi sunabilir. Hava koşullarına bağlı olarak yağışlı günler için kapalı veya merkezi alternatifler hazırlamak yeterli.

Antalya Tatilinde Nerede Konaklanmalı?

Konaklama bölgesi tamamen tatilin amacına bağlı. Şehir gezisi için Kaleiçi ve çevresi, deniz ile şehir hayatını birleştirmek için Konyaaltı veya Lara, resort tatili için Belek ve Lara çevresi, sahil kasabası atmosferi için Kaş ve Çıralı, doğa ve kıyı rotaları için ise Kemer değerlendirilebilir.

Burada en sık yapılan hata, uygun fiyat nedeniyle gezilecek yerlerden çok uzakta bir tesis seçmek. Özellikle kısa tatillerde konum, oda fiyatındaki küçük farklardan daha önemli hale gelebiliyor.

Antalya’da Ne Yenir?

Antalya tatilinde yalnızca klasik sahil restoranlarına bağlı kalmamak gerekiyor. Antalya piyazı, tahinli yapısıyla Türkiye’nin diğer bölgelerindeki piyazdan oldukça farklı. Şiş köfteyle birlikte sıkça servis ediliyor.

Hibeş, tahin ve baharat ağırlıklı yerel tatlardan biri. Bölgenin farklı ilçelerinde deniz ürünleri, turunç reçelleri ve Yörük mutfağından örneklerle de karşılaşabilirsiniz.

Kaş, Kemer veya Side gibi turistik bölgelerde seçenekler daha uluslararası hale gelirken şehir merkezinde yerel Antalya mutfağını denemek daha kolay olabiliyor.

Antalya’da Gezilecek Yerler İçin En Doğru Rota Hangisi?

İlk kez Antalya’ya gidiyorsanız en dengeli başlangıç Kaleiçi + Düden + Perge + bir sahil günü olabilir. Böylece şehrin tarihini, doğasını, antik mirasını ve denizini aynı seyahatte görmüş olursunuz.

Daha önce Antalya merkezini gördüyseniz ikinci seyahatte Kemer-Phaselis-Çıralı hattına veya Kaş-Kalkan-Patara rotasına yönelmek çok daha farklı bir deneyim sunar. Doğu tarafında ise Side-Manavgat-Aspendos hattı kendi başına birkaç günlük bir geziye dönüşebilir.

Antalya’yı güzel yapan da aslında tam olarak bu çeşitlilik. Aynı tatilde sabah iki bin yıllık bir sütunlu caddede yürüyüp öğleden sonra Akdeniz’e girebilir, ertesi gün çam ormanlarının içindeki bir antik kentte dolaşabilir veya falezlerden denize dökülen bir şelaleyi izleyebilirsiniz.

Bu yüzden Antalya için tek bir “görülmesi gereken yerler listesi” hazırlayıp hepsini tamamlamaya çalışmak yerine bir bölge seçip gerçekten zaman ayırmak daha iyi sonuç veriyor. Antalya bir kez görülüp bitirilecek şehirlerden değil; merkezden Kaş’a, Kemer’den Alanya’ya kadar her seyahatte farklı bir tarafı keşfedilebiliyor.

Kategoriler: Seyahat İpuçları